Eyl 27

İkinci

Ağu 20

İlk Sürüş [ 31 Temmuz 2011 ]

Büyük gün… Bisikletlerimizi Sirkeci’den aldık ve banliyö trenine atladık (bisikletleri adamdan sayıp ikisi için de birer bilet almalarını çok takdir ettim). Girerken de oradaki görevli dayı bakıp “Ne kadara aldınız bunları?” diye sordu. Bu kadara aldık diyince, “Pahalıya almışsınız ben 3’te 1 fiyatına alırdım.” diyerek bizi ezdi. En zor kısım banliyö treniydi sanırım. Bisikletler düşmesin diye Bakırköy’e kadar başlarında bekledim. Yeni alınmış ya, insanları yanlarına bile yaklaştırmadım, yaklaşmaya çalışana kötü kötü baktım.

Bakırköy’de indik. Bu bisikletler ne kadar hafif, oha, ne kadar kolay çıkarıyoruz merdivenlerden diye diye merdivenlerden çıkardık bisikletleri. Durağın önüne çıktık ve ikinci fiyat araştırmacısı ile karşılaştık. 9-10 yaşlarında bir veledizyak, “Abi kaça aldınız bunları?” diye sordu, ne yalan söyleyeyim yeni almışız binmek istiyorum, uğraşamadım çocukla, “Sakızdan çıktı bunlar bize.” dedim. Çocuk ilk önce şaşırdı sonra da hiçbir şey olmamış gibi uzaklaştı ordan.

Neyse, Özgürlük Meydanı’nın oralarda durduk ve kasklarımızı, eldivenlerimizi kuşandık ve yola çıktık. Yıllar sonra bisiklete binmişiz, nasıl garip geldi, nasıl hoşuma gitti. Daha önce Bakırköy’den Bahçelievler’e hep yürüyerek gittiğim için hangisi ters yön bilmiyorum, yolun yarısı boyunca ters yönden gittik. Neyse ki sonradan düzlüğe çıktık. Trafik kurallarına uygun gittik.

Bakırköy Devlet Hastanesi’nin orda ışıklar var, orada durduk ışık kırmızı olunca. O da nesi. Benim bacaklarım pes etmiş bile. Arkadan Pelin geliyor kıpkırmızı, onla dalga geçerken, “Sen sanki çok farklısın, kendine bak!” diye o benimle dalga geçti. Burada gülme ayağına herhalde bir 5-10 dakika dinlendik.

Beni en çok geren yer Bakırköy Devlet Hastanesi’nin önünden Bahçelievler’e çıkan alt geçitti ve bir sonraki engelimiz oydu. “Çıkarım lan!” diye gaza geldim, çıkıştaki eğimli 75 metrelik yolun daha 7. metresinde kesildim, bittim. Baktım Pelin yanımdan fıtı fıtı diye geçiyor, erkekliğe bok sürdürmeyeyim dedim ama sonradan baktım olmuyor, yemişim erkekliği deyip bisikleti elime alıp geri kalan 68 metre boyunca elimde gittim. Sonra yavaş yavaş eve gittik.

Ne doluymuşum ilk sürüşe karşı arkadaş..