«

»

Haz 30 2015

Antrenmanlar Serisi #3 (Kağıthane, Eyüp, Eminönü, Beşiktaş, Baltalimanı)

Uzuuun bir aradan sonra antrenmanlar serisinin bir sonraki sayısına geçebildik nihayet. Pazar sabahı 07:30’da evden çıktık ve bu defa değişik bir rota izledik. Buz gibi bir havada Kağıthane’nin boş yokuşlarından Kağıthane Deresi’ne indik. Sürdükçe ısınıyorduk ve hızımız 20/25 km/s’ten aşağı düşmüyordu -ki bu benim için gayet iyi bir ortalama aslında şu sıralar. Asfalt, zaman zaman yamalı olsa da, çok zorlamıyordu ve kaliteliydi. Sadece kısım kısım -nereden geldiği belli olmayan- su birikintileri vardı yollarda. Taytımız, sırtımız çamur içinde kaldı ve bu izler yıkansa da çıkmıyor!

Çok sayıda polis arabası geçti yanımızdan. Pazar sabahı ve Ramazan olduğundan neredeyse hiç trafik yoktu. Olan araçlarla da hiçbir sıkıntı yaşamadık. Gerçekten çok garipti . Kağıthane’den Eyüp ve Balat’a bağlandık. Ben Balat yollarını nedense çok seviyorum. Sağda eski binalar, işkembeciler; solda deniz; tam keyif için bisiklet sürülecek yer. Buradan devam edip Eminönü’ne vardık. Galata Köprüsü o gün o saatte bile balıkçılarla doluydu. Onlara da bir selam çakıp yola devam ettik.

İlk molamızı Kabataş’ta verdik. Kasklardan, kafalarımızda izler çıkmış şekilde ve çaycıdaki amcaların garip bakışları altında çaylarımızı yudumladık. Yaklaşık 15-20 dakika sonra tekrar yola revan olduk. Yol üzerinde, Beşiktaş’a doğru giden birçok bisikletli gördük ve “ne oluyor yahu” dedik. Dolmabahçe’ye vardığımızda olay anlaşıldı. Meğersem Beşiktaş Belediyesinin düzenlediği bir etkinlik olan “Pedalla Beşiktaş” o günmüş. Beşiktaş üzerinden Ortaköy istikametine doğru devam ettik. Bu yol üzerinde de o tarafa doğru giden birçok bisikletli gördük. Ama böyle sanki kendi sokaklarında bisiklete binermiş gibi çoğu kasksız, günlük giysilerle filan geliyordu.

Ortaköy’den vukuatsız bir şekilde Baltalimanı’na kadar devam ettik. Bu yolda benim hızım biraz düşmeye ve enerjim azalmaya başladı. Sanırım antrenmanlara ara verdiğim için biraz hamlamıştım. Ama daha önümde Baltalimanı yokuşları vardı!? Kemik Hastanesinin önünde 2. molamızı verdik. Burada da 10-15 dakika dinlendikten sonra kendimizi Baltalimanı yokuşlarının kollarına bıraktık.

Baltalimanı yoluna girer girmez birçok acemi şoför gördük. “Bu da ne” dememize kalmadan araçların üzerindeki “SINAV ARACI” ifadesini gördük ve direksiyon sınavı gününü seçtiğimizi anladık. Her 30 metrede bir sıralanmış; yavaş giden, arabasını stop ettiren, panik halindeki şoförlerin yanından geçerek beklenen yokuşlara vardık.

Önce çıkamayacağım diye korktuysam da yavaş yavaş (ortalama 11 km/s ile giderek) ve birkaç kez durarak yokuşları tırmandım. Edip hep önümde gidiyordu ve bana moral ve motivasyon desteği sağlıyordu her zamanki gibi. Tam yokuşun sonunda yine bir acemi şoförün yanından geçerken, kendisi benim yüzünden 2 kere arabasını stop ettirdi. Ama ben gerçekten bir şey yapmadım. Buradan üzgün olduğumu belirtmek isterim, umarım sınavı geçmiştir . Bu arada yol her ne kadar yokuşlu olsa da sakin ve güzel bir yol. Yokuşlar çok dik değil ama bitmiyor, oldukça uzun. Orayı sık sık dönüş yolu olarak kullanmayı planlıyorum. Duydun mu Edip? Sevgili antrenörüm?

 

 

Toplam Mesafe : 36.54 km
Toplam Sürüş Süresi 01:54:59
Ortalama Hız : 19.01 km/s
Toplam Tırmanış : 519 m.
Ortalama Sıcaklık : 19° (16°-22°)

1 yorum

  1. bat man

    bacakların çok seksi aynı robin eski ortağımı wingmanlik pozisyonu şu an boş düşünürsen görüşelim. Acımam basar parayı alırım altına bi betsiklet.

    batman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.