«

»

Nis 30 2014

Kaza geliyorum demedi

İlk ciddi kazamı da yapmış bulunuyorum.

Tarih 23 Nisan 2014. Kadrom yeni. Asker dönüşü kendime hediye olarak bir tane Scott CR1 SL kadro aldım onunla çıkıyorum, ilk ciddi tırmanışımı yapacağım bugün. Sabah çıktım evden D100 üzerinden Eminönü – Tophane’ye vardım. Pelin’imi bir gördüm. Orada moral depolayıp çıktım.  Sahilden basa basa gidiyorum Sarıyer’e doğru. Erken bir saat bir de, yollar boş, hiç sorun yaşamadan gidiyorum. Hatta ne zamandır grup sürüşü yapmak istiyordum, yolda gördüğüm her yol bisikletlinin arkasına takıldım çaktırmadan, oooh onlar farkında değil ama beni çektiler Sarıyer’e kadar hep. Sağolun tanımadığım Cannondale Evo’lu arkadaş ve Trek Madone’li arkadaş .

Sarıyer’e vardım Hacıosman yokuşuna vurdum kendimi, hala çok mutluyum, hava güzel, Pelin’imi görmüşüm, bisiklete biniyorum. Hacıosman’ı ite kaka çıktım. 100metre pedallayıp 10 saniye kenarda dinleniyorum :). Unutmuşum tırmanmayı. Bitirdim Hacıosman’ı, Bahçeköy yoluna girdim. Orası da bitmek bilmedi. Neyse ki bir süre sonra bitti ve Alatin Bisiklet’e vardım. Sami’yle konuşurken “Baltalı İlah“la tanıştım burada. Konuşma şu şekilde geçti;

Baltalı İlah: Bahçelievler’den mi geliyorsun?
Edip: Evet abi, yoruldum ama.
B.İ.: Çok da uzak değil yani.
E: Değil de işte Hacıosman’ı tırmandım, o yordu biraz.
B.İ.: Biraz kilo var gibi sende de..

“Sen de yaşlısın” diye bağırıp ağlayarak odama kaçmak istedim ama “ayıp olur şimdi” dedim, yapmadım.. Trek’te 5-10 dakika durup çok soğumadan tekrar yola çıktım, Maslak üzerinden Beşiktaş’a inip sahile vurdum kendimi ve Bakırköy’e kadar geldim ve ne olduysa bundan sonra oldu (korku filmi müziği çalmaya başlar).

Bakırköy – Dikilitaş’ta bir benzinci var, anayol üzerinde. 2 gidiş – 2 geliş, toplam 4 şerit + refüjlü bir yol. Bildiğin ana cadde yani. Zaten yorulmuşum, hızlıca eve gitmek istiyorum. Bahsettiğim benzinliği geçtim, orada bir otobüs durağı var. Durakta bir otobüs bekliyor, solundan yavaş yavaş geçeyim dedim. Döndüm arkamı baktım, 1 tane bile araç yok, iyi dedim, tam pedala bastım, kafamı otobüsün arkasından çıkardım önde bir şey var mı diye derken “HOOOP!” diye bir ses geldi ve yemek dağıtan kuryelerden bir tanesi motosikletiyle bana tam karşıdan çarptı. Ne olduğunu bile anlamadım, 1 saniye önce otobüsün arkasındaydım, 1 saniye sonra kendimi yerde buldum. Yerdeyken durup vücudumu dinledim, bir sorun yok dedim ve hemen bisikletimi alıp yolun kenarına kaçtım. Bir yandan da adama bağırmaya başladım “Ters yönde ne işin var”,  “Gerizekalı mısın?”, ve daha şu anda aklıma gelmeyen bir sürü şey.. Etraftan, sağolsunlar, 1-2 kişi gelip durumumu sordular, iyi olduğumu söyledim, biraz durup gittiler. Ama benim aklım bisiklette. Sürekli orasını burasını kontrol ediyorum. Ön lastiğim zaten yarıldı, jant yamuldu ama kadroda bir şey olmasın istiyorum. Ama tabi ki var, maşa ilk önce çatlak zannettim ama sadece vernik sıyrılması olduğunu anlayınca rahatladım. Kurye binlerce kez özür dilediği için biraz daha sakinledim ve çocuğu yolladım ama bana hala inatla “Abi evine bırakayım seni motorla” deyip durdu. “Lan olm, nasıl yapacaksın, bisiklet nolacak?” “Abi onu elinde tutarsın yavaş yavaş gideriz”, “He” dedim “Paşam, bir kaza yaptığın yetmiyor, ikincisine de orta aç”. Neyse gitti çocuk. Giderken de dedim “Bir daha ters yöne girme” diye.

Tek hasar jant ve lastikte. Sanıyorken Cumartesi günü non-drive tarafta seat stay’de yine bir hasar gördüm, “bu neymiş la” derken çatlak olduğunu anladım. Yepisyeni kadrom daha 2 ay kullanamadan heder oldu. İçim acıdı. Hala yastayım. Hele ki eve 1,5km kala kaza yapmış olmanın verdiği sinir bozulması.. Pöfff…

Son 1 haftadır Türkiye, İsviçre, İngiltere üçgeninde geçen mailleşme trafiğinden bir sonuç çıkmayacak gibi, sonuçta kaza olduğu için garanti işi yalan ama belki bir şeyler yapabilirler diye yine de darlıyorum Scott’ı her yönden .

Şu güne kadar sadece 2 kazam var(dı), ikisi de ıslak zeminde kayıp düşmem yüzünden. Dikkatli kullanırım bisikleti gayet. Yani demem odur ki, ne kadar dikkatli olsanız da karşı taraf andaval ise ucu yine size dokunuyor.

Toplam Mesafe : 78.11 km
Toplam Sürüş Süresi 02:55:09
Ortalama Hız : 26.80 km/s
Toplam Tırmanış : 962 m.
Ortalama Sıcaklık 24° 

Yorumu formunu geç

  1. Cem

    geçmiş olsun hocam. motorlu kuryeler hep tehlikeli kullanıyorlar. umarım kadro konusunda yardımcı olurlar.

    1. Edip

      Teşekkür ederim Cem..
      Bakalım. Haftalar süren yazışmalar ardından tünelin sonunda ışık göründü gibi . Hem Scott İsviçre hem de Marintek oldukça ilgili davrandı.. Ama hala kesin bir sonuç yok.. Önümüzdeki hafta belli olacak sanırım

  2. Pelin

    Karbon kadro tamiri konusundaki deneyimleri de bekliyoruz blogda

  3. Yusuf Kargınoğlu

    Geçmiş olsun abi, ben hâlâ ciddi kaza geçirmemiş bir bisikletçi olarak “ikarus sendromu”na doğru ilerliyorum

    1. Edip

      Sağolasın.
      Umarım daha da kaza gelmez başına Yusuf.. Benim yine eve yakındı, yürüyerek 30 dakikada gittim, senin gibi uzun yollarda valla; kurdu var kuşu var .

  4. Guneydesign

    Gerçekten de kaza geliyorum demez hele bisiklet ve motorsiklet kullanımında en önemli 3 şey vardır Dikkat Reflex Tecrübe bazen bu elementlerde işe yaramadığı oluyor o zamanda kader devreye giriyor bize sonuçlarına katlanmak kalıyor tekrar geçmiş olsun diliyorum

    1. Edip

      Teşekkür ederim Güney.
      Hiç beklemediğim bir anda olunca ne olduğunu şaşırdım açıkçası .
      Artık otobüs veya herhangi bir aracın arkasından çıkarken, nerede olursam olayım, 2 kere kontrol ediyorum yolu…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.